Cilt Lekeleri ve Tedavisi | Prof. Dr. Nilgün Şentürk

Cilt Lekeleri ve Tedavisi | Prof. Dr. Nilgün Şentürk

Deri rengi kişilerin sosyal yaşamında çok önemli bir role sahiptir. İnsan derisinin rengi koyu kahveden beyaza kadar değişmekle birlikte deri altındaki kan damarlarının etkisi ile hafif kırmızı ton da izlenir. Derinin rengi esas olarak genetik faktörler tarafından belirlenir ve deriye rengini veren madde melanosit denilen hücrelerden salınan melanin pigmentidir. Pratik olarak cilt tipleri, derinin güneşte bronzlaşma kapasitesine göre 6 gruba (Fitzpatrik sınıflaması I-VI) ayrılmaktadır.

Deride pigment oluşumu inflamasyon, güneşe maruz kalma ve diğer bir çok faktörün etkisi ile ortaya çıkan kompleks bir olaydır. Melanin pigmenti, melanositler içinde tirozinaz enzimi ile Dopa’dan sentezlenir. Sentezlenen melanin melanosomlar içinde depolanarak derinin üst tabakasındaki hücrelere taşınır ve bu hücrelerin dökülmesi ile sentezlenen melanin de atılır. Ama melanin sentezi sürekli devam ettiği için derideki renk artışı kalıcıdır. Deride leke oluşumu ile giden hastalıkların tedavisinde öncelikle melaninin oluşumu engellenmelidir. Bunun yanı sıra derinin üst tabakasındaki hücrelerin dökülme hızını arttıran (kimyasal peeling), melanosomların deri hücrelerine geçişini engelleyen (tretin), inflamasyonu azaltan (topikal steroidler), tirozinaz enzimini inhibe eden (hidrokinon) gibi tedaviler de duruma göre kullanılmaktadır. Deride oluşan lekelerin sınıflandırılması Wood ışığı muayenesinde, melanin pigmentinin yerleştiği derinliğe göre yapılmaktadır.


Deride normal renk artışları
Futcher veya Voigt çizgileri

Bu çizgiler koyu tenli insanlarda görülen normal renk değişiklikleridir. Koyu ve normal renkli deri arasındaki ayrım çizgisi üst kol iç yüzü, bacak arka kısmı, göğüs ön ve yan kısımlarında gözlenebilir. Semptomatik değildir, tedavi gerektirmez


Eklemler üzerinde ortaya çıkan renk artışı

Eklemler üzerindeki derinin gerilmesi bu bölgelerde renk artışını uyarabilir. Ayrıca bu bölgelerdeki inflamatuvar artrit renk artışının bir sebebi olabilir.


El ve ayak tabanında renk artışı

Siyah ırkta el avuç içi ve ayak tabanında koyu renkli lekeler olabilir. Ayrıca Addison hastalığı, benler ve malign melanomda da el avuç içi yada ayak tabanı etkilenebilir.


Göz çevresinde renk artışı

Göz çevresinde renk artışı genellikle koyu tenlilerde ve Akdeniz ırkında oldukça sık rastlanan ailesel bir durumdur. Renk artışı genellikle çocuklukta alt göz kapağında başlar ve yaşla birlikte ilerler. Bu tip renk artışı tedaviye dirençlidir


Mongol lekesi

Doğumdan önce melanositlerin deriye göçünü tamamlayamaması sonucu oluşan lekelerdir. Gri-siyah renkli bu lekeler sırtta kalçalar üzerinde yer alır, siyah ırk ve Asyalılarda daha sıktır. Zamanla gerileme eğilimi gösterir.


Anormal renk artışı
Postinflamatuvar hiperpigmentasyon

Bu tip lekeler koyu tenlilerde sık rastlanır ve genellikle kalıcıdır. İnflamatuvar deri hastalıkları, travma veya laser gibi girişimler genellikle koyu tenlilerde kalıcı renk değişikliğine neden olmaktadır. Güneş ışınları, bazı ilaçlar ve kimyasal ajanlar genellikle renk koyuluğunu arttırırlar. Oluşan renk değişikliği daha önceki dermatolojik hastalık yada yapılan işlemin uygulama bölgelerinde ortaya çıkmaktadır. Ama yoğunluğu daha önceki enflamasyonla paralel değildir. Eğer oluşan pigmentasyon derinin üst tabakalarındaysa birkaç ayda geriler, ama derin yerleşimli pigmentasyon yıllarca kalabilmektedir.


Ashy dermatosis

Nedeni bilinmeyen bu hastalık genellikle koyu tenlilerde ortaya çıkmaktadır, vücutta ortaya çıkan koyu renkli lekeler genellikle yüzü, boyunu el ayaklar ve mukozaları etkilemez. Lezyonların gri rengi nedeni ile bu isim verilmiştir. Etkili bir tedavisi yoktur.


Ota ve Ito nevus

Daha çok Asyalılarda görülen bu benler aslında her ırkta ortaya çıkabilir. Ota nevüs genellikle yüzün yan kısımlarında yerleşir bazen gözün beyaz kısmını da etkileyebilir, Ito nevüs ise omuz ve boyun yan kısmında ortaya çıkar. Lezyonlar çoğunlukla doğumda vardır yada sonra da çıkabilir. Mongol lekelerine benzer ama onlar gibi gerilemez. Bu benlerin lazer ile tedavisi başarılı sonuçlar vermektedir.


Solar lentigo (güneş lekeleri)

Güneşe maruz kalma sonrasında eller kollar ve omuzlarda ortaya çıkan kahverengi lekelerdir. Genellikle renk açıcı kremler tedavide etkili olmaz, ablatif veya nonablatif lazerler tedavide etkilidir.


Melazma ⁄ Kloazma

Melazma güneşe maruz kalan bölgelerde, özellikle yüzde simetrik olarak ortaya çıkan, deride renk koyulaşması ile seyreden ve nispeten yaygın olarak gözlenen bir hastalıktır. Özellikle UV ışınlarının yoğun olduğu bölgelerde yaşayan, koyu tenli kadınlarda daha sık rastlanmaktadır.

Melazmanın kesin nedeni bilinmemeke birlikte gebelik, doğum kontrol hapları, genetik, güneşe maruz kalma, kullanılan bazı kozmetik ürünler, tiroid fonksiyon bozukluğu ve antiepileptik ilaçlar gibi bir çok faktör ortaya çıkmışından sorumlu olabilmektedir. Melazma gebe kadınların yaklaşık %75 inde ortaya çıkmaktadır ve gebelik ile ilgili en rahatsız edici kozmetik değişikliktir.

Gebelik veya doğum kontrol hapı kullanımı ile ilgili olmayan idiyopatik melazmada hafif hormonal değişiklikler veya yumurtalıklarla ilgili fonksiyon bozuklukları hastalığın ortaya çıkışından sorumlu olabilmektedir. Melazma erkeklerde de görülebilir, kadınlarla aynı klinik ve histolojik özellikleri gösterir ama hormonal faktörlerin rolü erkeklerde çok belirgin değildir.

Hastalığın tanısı klinik bulgularla konur. Melazma hastalarında tipik olarak yüzde (yanaklar, alın, üst dudak ve çeneyi ) yerleşen yama şeklinde koyu renkli lekeler vardır.

Melazma melanin pigmentinin derideki yerleşimine göre epidermal, dermal ve karışık tip olarak sınıflandırılır. Gün ışığında epidermal form açık kahverengi, mixed tip koyu kahve rengi, dermal tip ise mavi-gri olarak gözlenir.

Epidermal tip: Bu tip leke artışında derideki melaosit sayıları normalken sadece melanin sentezi artmıştır ve Wood ışığı muayenesinde rengin daha da koyulaştığı gözlenir. Bu tip renk artışı yüzeyel olduğu için lokal tedavilere daha iyi yanıt verir.

Dermal tip: Bu tip renk artışında dermiste (derinin alt tabakası) melanofaj denilen hücreler içinde melanin pigmentinde artış vardır. Wood ışığı ile muayenende keskin sınır gözlenmez. Bu tip lekeler hidrokinon gibi renk açıcı kremler ile tedaviye dirençlidir.

Karışık tip: Hem epidermis hem de dermiste pigment artışı vardır. Wood ışığı muayenesinde bazı alanlarda renk koyulaşırken bazı alanlarda rengin değişmediği gözlenir. Lokal kremler sadece epidermal pigmentasyon bölgelerinde etkili olmaktadır

Melasma tedavisi hastalığın kronik ve tekrarlayıcı özelliği nedeni ile zordur. Hastalığı kontrol etmek için uzun dönem topikal renk açıcı tedaviler uygulanması ve maksimum güneş korunması sağlanması gerekmektedir. Gebeliğe bağlı melasma genellikle 1 yıl içinde gerilemekle birlikte bazı alanlarda koyu renki lekeler kalabilmektedir.


Tedavi

Melasmanın tedavisi için genellikle renk açıcı ajanlar ve kimyasal peeling önerilmektedir. Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş koruyucular bu tedaviye eklenmelidir. Etkinin arttırılması için hem UVA hem de UVB ye karşı koruyucu ajanlar içeren ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Güneşten korumayı arttırmak için geniş kenarlı şapkalar ve şemsiye gibi ek önlemler de alınmalıdır.

Renk açıcı olarak genellikle hidrokinon, azeleik asit, tretinoin ve kojik asit kullanılmaktadır. Bu ajanların kombine kullanımı ile başarı şansı artabilmektedir. Kimyasal peeling- renk açıcı ajanlara yanıt vermeyen orta veya şiddetli melasması olan hastalarda yapılabilecek bir işlemdir. Derinin kontrollü olarak soyulmasını tarif eden bu işlemde genellike meyve asitleri kullanılmaktadır. Son yıllarda deriye renk veren melanin pigmentinin sentezini enzimatik olarak engelleyen enzimatik peeling yapıcı ajanlarla iyi sonuçlar elde edilebilmektedir. Bazı durumlarda lazer tedavisi etkili olmakla birlikte çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. Lazer tedavisi sonrası lekelerin artış gösterme riski fazladır.

Cosmelan ve Dermamelan, melasma, yaşlılık lekeleri, lazer ve cilt soyma işlemlerinden sonra oluşan postenflamatuvar lekelerin tedavisinde kullanılan en etkili yöntemlerin başında gelmektedir.

Bu ürünler deride bulunan melanin miktarını azaltarak leke oluşumunu engelleyen bir enzimatik peeling yöntemi olup, etkisini ciltte leke oluşumunu tetikleyen mekanizmayı baskılayarak yaparlar.

Cosmelan ve Dermamelan çok hafif soyucu bir madde de içermektedir. Bu ürünlerle yapılan leke tedavisi diğer peeling (soyma) yöntemlerine göre daha az rahatsızlık vermektedir. Her türlü cilt tipine, her mevsim uygulanabilir. Trikloroasetik asit ve diğer soyucu asitleri içermez, dolayısıyla yan etki riski azdır. 

Ciltte yara oluşturmaz ancak kızarıklık ve hafif soyulma görülmektedir. Nadir olarak hassas ciltlerde ödem oluşturabilir. Genelde %85-90 oranında bir yanıt 2-4 hafta içinde alınmaktadır.


Prof. Dr. Nilgün ŞENTÜRK
Dermatoloji Uzmanı

Search