Melasma | Dr. Şükran Sarıgül Güdük

Melasma | Dr. Şükran Sarıgül Güdük

Melasma deride güneş gören bölgelerde sonradan ortaya çıkan, kahverengi lekeler şeklinde kendini gösteren bir cilt sorunudur. Başlıca yüz bölgesini, özellikle de alın, yanak ve bıyık bölgesini tutar. Kloasma ise gebelik sırasında ortaya çıkan melasma için kullanılır. Daha çok kadınlarda görülen bir sorun olmakla birlikte (%90) nadiren erkeklerde de görülebilir. Ten rengi koyu olanlarda melasmanın görülme riski daha yüksektir.


Melasmanın neden oluşur?

Melasma, deride melanosit denilen hücrelerin aşırı miktarda melanin üretmeleri sonucunda oluşur. Melanin, deriye renk veren maddedir. Melasmanın gerçek nedeni bilinmemektedir. Ancak ortaya çıkmasını tetikleyen bazı faktörler vardır. Bunlar gebelik, doğum kontrol hapları, hormon replasman tedavisi, aile bireylerinde melasma olması ve güneşe maruz kalındığında deride lekeye yol açan ilaçlardır. Kontrolsüz güneş maruziyeti, genetik eğilimi olan insanlarda melasmaya neden olan başlıca etkendir. Yapılan araştırmalarda melasmanın güneşin çok yoğun olduğu yaz aylarında belirginleştiği ve kış aylarında azaldığı gösterilmiştir.

Gebelikte ortaya çıkan melasma daha önce de belirtildiği gibi kloasma adını alır. Kloasmanın nedeni bu dönemde progesteron düzeylerinde artış olmasıdır.

Melasmanın oluşmasında suçlanan faktörlerden birisi de yumurtalık ve tiroid fonksiyonlarında bozulmadır.

Ayrıca deriyi tahriş eden tedaviler de melasmanın belirginleşmesine neden olabilir.


Melasma nerelerde görülür?

Renk değişikliği genellikle kahverengidir. Yerleşim yerinde göre 3 farklı melasma tipi vardır:

  1. Sentrofasiyal: Yüzün merkezini tutar. Başka bir deyişle alın, yanaklar, çene, bıyık bölgesi ve burunda görülür. Melasmanın en çok görülen şekli budur.
  2. Malar: Yanaklarda görülür.
  3. Mandibular: Alt çene kemiğinin yan kısımlarını etkiler.

Melasmanın az rastlanan bir yerleşim yeri de önkollardır. Bu form daha ziyade hormon replasman tedavisi alan kadınlarda ve yaz aylarında ortaya çıkar.


Melasma nasıl teşhis edilir?

Melasma çoğu zaman muayene ile teşhis edilen bir durumdur. Dermatoloğunuz muayeneye ilave olarak kullandığınız ilaçları, mevcut hastalıklarınızı da sorgulayacaktır. Ayrıca muayenenizin bir parçası olarak Wood lambası adı verilen bir ışıkla lekelerinize bakmak isteyebilir. Bu ışık melasmanızın yüzeyel mi yoksa daha derinde mi yerleştiğine dair bir fikir verebilir.

Pratik bir bilgi olarak kahverengi görülen lekelerin genellikle daha yüzeyel olduğu, mavimsi siyah renkli lekelerin daha derinde olduğu söylenebilir. Derin yerleşimli lekelerin tedavisi daha zordur.


Melasma nasıl tedavi edilir?

Melasmanın tedavisi zor olabilir. Melasma tedaviye dirençli olabilir veya sık sık tekrar edebilir. Bu durum özellikle güneşten korunmaya yönelik tedbirler alınmadığı zaman görülür. Melasmanın tedavisinde yüzeyel olarak sürülen ilaçlar, kimyasal peeling, lazer, dermaroller ve Cosmelan- Dermamelan gibi leke tedavi yöntemleri kullanılabilir.

Yüzeyel olarak kullanılan ilaçlar arasında hidrokinon, azeleik asit, tretinoin ve AHA veya bunların kombinasyonlarını içeren kremler kullanılır.

Kimyasal peeling ve lazer tedavileri melasma tedavisinde etkinliği bildirilmiş yöntemlerdir. Hastaların bir kısmı tedaviye yanıt vermeyebilir veya tedavi sonrası leke sorunu daha da belirginleşebilir.

Cosmelan-Dermamelan leke tedavi sistemleri melasma tedavisinde yanıt açısından oldukça faydalı yöntemlerdir. Tedavi başarısı %90’ in üzerindedir. Bu tedavi yönteminde hastaya önce klinik ortamında bir maske uygulanır. Bu maske hekimin cilt özelliğine göre belirlediği süre boyunca hastanın yüzünde kalır. Bu süre sonunda hasta yüzünü yıkar ve maske sonrası bakımına başlar. Uygulama sonrası Cosmelanda daha az olmak üzere ciltte bir miktar soyulma ve kızarıklık olması normaldir. Cosmelan ve Dermamelan içerisinde başlıca leke açıcı olarak azeleik asit, kojik asit, fitik asit, askorbik asit, retinil palmitat ve arbutin bulunur. Derin ve zor yerleşimli lekelerde Dermamelan tercih edilir.

Ancak lekenin tedavi edildikten sonra her zaman tekrar edebileceği, güneşten korunma olmaksızın leke tedavisi olmayacağı bilinmelidir. Bu nedenle lekenin hiç kalmadığı dönemlerde de leke baskılayıcı tedavilere ihtiyaç olabileceği, güneşten koruyucu kremler ve tedbirlerin her zaman hayatımızın bir parçası olması gerektiğini de hatırlatmakta fayda vardır.


Dr. Şükran Sarıgül Güdük
Dermatoloji Uzmanı
Dermist Dermatoloji Klinigi

Search